Selamlaşma ve tanışma
- Hi! How are you?Merhaba! Nasılsın?
- How's it going?Nasıl gidiyor?Samimi
- I'm fine, thanks. And you?İyiyim, teşekkürler. Ya sen?
- Not bad.Fena değil.
- Nice to meet you.Tanıştığıma memnun oldum.İlk tanışmada
- My name is Deniz.Benim adım Deniz.
- Where are you from?Nerelisin?
- I'm from Turkey, from Konya.Türkiye'denim, Konyalıyım.
- Long time no see!Görüşmeyeli uzun zaman oldu!
- See you later.Sonra görüşürüz.
- Take care!Kendine iyi bak!
- Have a nice day!İyi günler!
Nezaket
- Thank you so much.Çok teşekkür ederim.
- You're welcome.Rica ederim.
- No problem.Sorun değil.
- Excuse me.Affedersiniz.Birine seslenirken
- I'm sorry.Özür dilerim.
- Sorry, I didn't mean that.Pardon, öyle demek istemedim.
- Could you help me, please?Bana yardım edebilir misiniz lütfen?
- Could you say that again?Tekrar söyleyebilir misiniz?Anlamadığında
- Could you speak more slowly?Daha yavaş konuşabilir misiniz?
- What does this word mean?Bu kelime ne demek?
- How do you say "simit" in English?"Simit" İngilizcede nasıl denir?
Kafe ve restoran
- A table for two, please.İki kişilik bir masa lütfen.
- Can I see the menu, please?Menüyü görebilir miyim?
- I'd like a tea, please.Bir çay alabilir miyim?I'd like = I would like
- What do you recommend?Ne önerirsiniz?
- Is it spicy?Acı mı?
- I'm allergic to nuts.Kuruyemişe alerjim var.
- Can I have the bill, please?Hesabı alabilir miyim?İngiliz İngilizcesi
- Can we pay separately?Ayrı ayrı ödeyebilir miyiz?
- For here or to go?Burada mı, paket mi?Kafede sorulur
- It was delicious!Çok lezzetliydi!
- Keep the change.Üstü kalsın.
Alışveriş
- How much is this?Bu ne kadar?
- Do you have this in a bigger size?Bunun bir büyük bedeni var mı?
- Can I try it on?Deneyebilir miyim?
- Where is the fitting room?Deneme kabini nerede?
- I'm just looking, thanks.Sadece bakıyorum, teşekkürler.
- Can I pay by card?Kartla ödeyebilir miyim?
- Is there a discount?İndirim var mı?
- I'll take it.Bunu alıyorum.
- Can I return it?İade edebilir miyim?
Yol sorma ve ulaşım
- Excuse me, where is the metro station?Affedersiniz, metro istasyonu nerede?
- How can I get to Taksim?Taksim'e nasıl gidebilirim?
- Is it far from here?Buraya uzak mı?
- Go straight on.Dümdüz gidin.
- Turn left at the traffic lights.Işıklardan sola dönün.
- It's on your right.Sağ tarafınızda.
- It's about ten minutes on foot.Yürüyerek on dakika kadar.
- Which bus goes to the airport?Havalimanına hangi otobüs gidiyor?
- A return ticket to Ankara, please.Ankara'ya gidiş-dönüş bir bilet lütfen.
- What time does the ferry leave?Vapur saat kaçta kalkıyor?
- I'm lost.Kayboldum.
Telefon ve mesaj
- Hello, this is Selin.Alo, ben Selin.Telefonda "I am" değil "this is"
- Can I speak to Mr. Kaya?Kaya Bey'le görüşebilir miyim?
- Hold on, please.Hatta kalın lütfen.
- Sorry, you're breaking up.Pardon, sesin kesik kesik geliyor.
- Can I call you back?Seni geri arayabilir miyim?
- I'll text you.Sana mesaj atarım.
- Can I leave a message?Mesaj bırakabilir miyim?
- Talk to you soon.Yakında görüşürüz.
İş ve okul
- Sorry I'm late.Geciktiğim için özür dilerim.
- Do you have a minute?Bir dakikan var mı?
- I'll get back to you.Size dönüş yapacağım.
- Let's have a meeting on Monday.Pazartesi toplantı yapalım.
- I'm working on it.Onun üzerinde çalışıyorum.
- Could you send me the file?Dosyayı bana gönderebilir misin?
- I don't understand. Can you explain?Anlamadım. Açıklayabilir misin?
- Good luck with your exam!Sınavında bol şans!
Duygular ve tepkiler
- That's great!Harika!
- I'm so happy for you.Senin adına çok mutluyum.
- Congratulations!Tebrikler!
- What a pity.Ne yazık.
- Don't worry.Merak etme, üzülme.
- I'm tired.Yorgunum.
- I'm bored.Canım sıkılıyor.bored ≠ boring
- I miss you.Seni özledim.
- Get well soon!Geçmiş olsun!Hastaya söylenir
- Really?Gerçekten mi?
- I agree.Katılıyorum.
- I'm not sure.Emin değilim.
- It doesn't matter.Önemli değil.
- Me too.Ben de.
- Me neither.Ben de değil.Olumsuz cümleye cevap
Özel günler
- Happy birthday!Doğum günün kutlu olsun!
- Happy New Year!Mutlu yıllar!
- Enjoy your meal!Afiyet olsun!Yemek başlarken
- Have a good trip!İyi yolculuklar!
- Welcome home!Eve hoş geldin!
- My condolences.Başın sağ olsun.Resmi
- Bless you!Çok yaşa!Hapşırana
- Cheers!Şerefe! / Sağ ol!İngilizler "teşekkürler" anlamında da kullanır
Bu aramayla eşleşen kalıp yok.
Sık sorulan sorular
Günlük İngilizce konuşmak için kaç kalıp gerekir?
Selamlaşma, teşekkür, özür, sipariş verme, yol sorma ve telefonda konuşma için 80-100 kalıp günlük hayatın büyük kısmını karşılar. Bu sayfadaki kalıpları durumlara göre öğren, sonra kelimeleri değiştirerek kendi cümlelerini kur.
Kalıpları nasıl ezberlerim?
Sesli söyleyerek ve gerçek bir durumu hayal ederek. Kafede sıra beklerken 'I'd like a tea, please' cümlesini içinden tekrar etmek, listeye bakmaktan çok daha etkilidir.