Sunday Market
Pazar Günü Pazar
Mehmet ve annesinin Kadıköy pazarındaki uzun ve keyifli alışveriş günü.

Altı noktalı kelimelere dokun, anlamı çıksın.
Today is Sunday. Mehmet goes to the with his mother. The market is in Kadıköy. It is early in the morning. The streets are quiet.
Bugün Pazar günü. Mehmet annesiyle pazara gider. Pazar Kadıköy'dedir. Sabahın erken saatleridir. Sokaklar sessizdir.
There are many . There are fruits, vegetables, and flowers. The market is very . People walk slowly between the stalls. Everyone carries bags.
Birçok tezgah vardır. Meyve, sebze ve çiçek vardır. Pazar çok kalabalıktır. İnsanlar tezgahlar arasında yavaş yürür. Herkes çanta taşır.
Mehmet's mother buys red apples and green . She also buys fresh cheese and eggs. The seller is very . He gives Mehmet a small apple for free.
Mehmet'in annesi kırmızı elma ve yeşil üzüm alır. Ayrıca taze peynir ve yumurta da alır. Satıcı çok samimidir. Mehmet'e bedava küçük bir elma verir.
A man sells . Mehmet buys one corn. It is hot and delicious. He eats it while walking. The corn is a little salty.
Bir adam mısır satar. Mehmet bir mısır alır. Sıcak ve lezzetlidir. Yürürken yer. Mısır biraz tuzludur.
They stop at a flower stall. Mehmet's mother buys yellow flowers. The flowers smell very sweet. She wants to put them at home.
Bir çiçek tezgahında dururlar. Mehmet'in annesi sarı çiçekler alır. Çiçekler çok güzel kokar. Onları eve koymak ister.
Mehmet sees a seller, too. There are many kinds of fish. The fish are fresh from the sea. Mehmet doesn't like fish very much.
Mehmet bir balıkçı da görür. Birçok çeşit balık vardır. Balıklar denizden tazedir. Mehmet balığı pek sevmez.
An old woman sells . Mehmet's mother tastes the jam. It is delicious. She buys two small jars.
Yaşlı bir kadın ev yapımı reçel satar. Mehmet'in annesi reçeli tadar. Çok lezzetlidir. İki küçük kavanoz alır.
Mehmet is tired now. His feet a little. His mother buys him a cold drink. He feels better.
Mehmet artık yorgundur. Ayakları biraz ağrır. Annesi ona soğuk bir içecek alır. Kendini daha iyi hisseder.
At the end, they carry two big . The bags are . They walk home together, happy and tired.
Sonunda iki büyük çanta taşırlar. Çantalar ağırdır. Birlikte eve yürürler, mutlu ve yorgun.
Next Sunday, they will come again. Mehmet likes the market very much. It is his favorite place in the city.
Gelecek Pazar yine gelecekler. Mehmet pazarı çok sever. Şehirdeki en sevdiği yerdir.
Kelimeler
Hikayedeki 12 yeni kelime, hikayeden örnek cümleleriyle.
Mehmet goes to the market.
There are many stalls.
The market is very crowded.
She buys green grapes.
The seller is very friendly.
A man sells corn.
Mehmet sees a fish seller, too.
An old woman sells homemade jam.
Mehmet's mother tastes the jam.
His feet hurt a little.
They carry two big bags.
The bags are heavy.
Gramer notu
There is/are ve present simple
"There is / there are" ile pazardaki şeylerin varlığını anlatırız: "There are many stalls." Present simple ile tekrar eden alışkanlıkları anlatırız: "Mehmet's mother buys apples." "The market is crowded."
Ne kadar anladın?
6 kısa soru. Cevabını seç, hemen doğrusunu gör.


