My Grandmother's Garden
Anneannemin Bahçesi
Bir çocuğun anneannesinin köydeki bahçesinde geçirdiği yaz anıları.

Altı noktalı kelimelere dokun, anlamı çıksın.
Last summer, I visited my grandmother's house in a small village. Her garden was full of flowers. moved from flower to flower. The air smelled like roses and mint.
Geçen yaz anneannemin köydeki evini ziyaret ettim. Bahçesi renkli çiçeklerle doluydu. Arılar çiçekten çiçeğe uçuyordu. Hava gül ve nane gibi kokuyordu.
Every morning, my grandmother the plants carefully. She grew tomatoes, peppers, and cucumbers. She also had three apple trees near the . I helped her pick for lunch.
Her sabah anneannem bitkileri dikkatlice suluyordu. Domates, biber ve salatalık yetiştiriyordu. Ayrıca çitin yanında üç elma ağacı vardı. Öğle yemeği için sebze toplamasına yardım ettim.
One day, we found a small bird's in a tree. There were three tiny eggs inside. My grandmother told me not to touch them. We watched the nest quietly every day.
Bir gün ağaçta küçük bir kuş yuvası bulduk. İçinde üç minik yumurta vardı. Anneannem onlara dokunmamamı söyledi. Yuvayı her gün sessizce izledik.
In the afternoon, we usually under a big tree. My grandmother told me stories about her . She grew up in the same village many years ago. Her stories always made me smile.
Öğleden sonra genellikle büyük bir ağacın altında dinlenirdik. Anneannem bana çocukluğu hakkında hikayeler anlatırdı. Yıllar önce aynı köyde büyümüştü. Hikayeleri beni hep gülümsetirdi.
My grandmother is going to plant new flowers next . She wants more colors in her garden. I am going to help her again this year. I can't wait to visit.
Anneannem gelecek ilkbaharda yeni çiçekler dikecek. Bahçesinde daha fazla renk istiyor. Bu yıl ona tekrar yardım edeceğim. Ziyaret etmek için sabırsızlanıyorum.
One evening, it started raining suddenly. We ran inside quickly and watched from the window. The rain made the garden smell fresh and clean. My grandmother smiled and said, "Plants love the rain."
Bir akşam aniden yağmur yağmaya başladı. Hızlıca içeri koştuk ve pencereden izledik. Yağmur bahçeyi taze ve temiz kokutuyordu. Anneannem gülümsedi ve "Bitkiler yağmuru sever," dedi.
Before I left the village, my grandmother gave me a small . She said it was a piece of her garden for my home. I still water it every week. It me of her every day.
Köyden ayrılmadan önce anneannem bana küçük bir fidan verdi. Bunun, evim için bahçesinden bir parça olduğunu söyledi. Onu hâlâ her hafta suluyorum. Bana her gün onu hatırlatıyor.
Kelimeler
Hikayedeki 12 yeni kelime, hikayeden örnek cümleleriyle.
Her garden was full of colorful flowers.
Bees moved from flower to flower.
My grandmother watered the plants carefully.
She grew tomatoes, peppers, and cucumbers.
She had three apple trees near the fence.
I helped her pick vegetables for lunch.
We found a small bird's nest.
We usually rested under a big tree.
She told me stories about her childhood.
My grandmother is going to plant flowers next spring.
She gave me a small plant.
It reminds me of her every day.
Gramer notu
Past simple, going to (gelecek planları) ve present simple
Past simple, geçen yaz yaşanan olayları anlatmak için kullanılır: "I visited my grandmother's house." "Going to" gelecekteki planları anlatır: "She is going to plant new flowers." Present simple ise hâlâ devam eden bir alışkanlığı anlatır: "I still water it every week."
Ne kadar anladın?
6 kısa soru. Cevabını seç, hemen doğrusunu gör.


