A Seat on the Bus
Otobüste Bir Yer
Kalabalık bir otobüste yorgun genç Can, tek boş koltuğa oturur. Bir sonraki durakta elleri dolu yaşlı bir kadın biner ve ayakta kalır. Can önce yorgunluğundan oturmaya devam etmek ister ama sonra kalkıp yerini ona verir. Yaşlı kadın çok teşekkür eder. Bu küçük nezaket, otobüsteki diğer insanlara da ilham verir.

Altı noktalı kelimelere dokun, anlamı çıksın.
Can is a young man. He is nineteen years old. Today is a long, day. He works all morning and studies all afternoon. Now it is evening, and he is going home on the bus. He is very tired. His feet hurt, and his eyes are heavy. He only wants to sit down and rest.
Can genç bir adam. On dokuz yaşında. Bugün uzun, yorucu bir gün. Bütün sabah çalışıyor ve bütün öğleden sonra ders çalışıyor. Şimdi akşam ve otobüsle eve gidiyor. Çok yorgun. Ayakları ağrıyor ve gözleri ağır. Sadece oturup dinlenmek istiyor.
The bus is very . There are many people standing. Can looks around. He sees one seat at the back of the bus. He is lucky! He walks to the seat and sits down. "Finally," he thinks. "I can rest now." He closes his eyes. The seat feels wonderful after a long day.
Otobüs çok kalabalık. Birçok insan ayakta duruyor. Can etrafına bakıyor. Otobüsün arkasında bir boş koltuk görüyor. Şanslı! Koltuğa yürüyor ve oturuyor. "Sonunda," diye düşünüyor. "Artık dinlenebilirim." Gözlerini kapatıyor. Uzun bir günden sonra koltuk harika hissettiriyor.
At the next stop, the bus doors open. An old woman gets on. She is two heavy bags full of shopping. She is tired and slow. The bus is full, and there are no empty seats. The old woman stands near the door. She holds the bar with one hand. The bus moves, and she almost falls.
Bir sonraki durakta otobüsün kapıları açılıyor. Yaşlı bir kadın biniyor. Alışverişle dolu iki ağır çanta taşıyor. Yorgun ve yavaş. Otobüs dolu ve hiç boş koltuk yok. Yaşlı kadın kapının yanında duruyor. Bir eliyle tutamağı tutuyor. Otobüs hareket ediyor ve kadın neredeyse düşüyor.
Can sees the old woman. He is still very tired. A small voice in his head says, "Stay in your seat. You work hard all day. You need to rest. Somebody else can help her." For a moment, Can does not move. He really wants to keep his seat.
Can yaşlı kadını görüyor. Hâlâ çok yorgun. Kafasındaki küçük bir ses diyor ki: "Koltuğunda kal. Bütün gün çok çalışıyorsun. Dinlenmen lazım. Başka biri ona yardım edebilir." Bir an için Can kıpırdamıyor. Koltuğunu gerçekten korumak istiyor.
But then Can looks at the old woman again. She is struggling with her heavy bags. She looks like his own grandmother. He thinks about his grandmother. "If my grandmother is on a crowded bus," he thinks, "I want somebody to help her too." He makes a . His tiredness is not more important than her comfort.
Ama sonra Can yaşlı kadına tekrar bakıyor. Ağır çantalarıyla zorlanıyor. Kendi büyükannesine benziyor. Büyükannesini düşünüyor. "Büyükannem kalabalık bir otobüsteyse," diye düşünüyor, "ben de birinin ona yardım etmesini isterim." Bir karar veriyor. Yorgunluğu, onun rahatından daha önemli değil.
Can stands up. He walks to the old woman. "Teyze," he says , "please, take my seat. Come and sit down." The old woman looks at him with surprise. "Oh, thank you, young man," she says. "But you look tired too." Can smiles. "I am okay, teyze. Please, sit. Rest your feet."
Can ayağa kalkıyor. Yaşlı kadına yürüyor. "Teyze," diyor nazikçe, "lütfen, benim yerime oturun. Gelin, oturun." Yaşlı kadın ona şaşkınlıkla bakıyor. "Aa, teşekkür ederim, genç adam," diyor. "Ama sen de yorgun görünüyorsun." Can gülümsüyor. "Ben iyiyim, teyze. Lütfen, oturun. Ayaklarınızı dinlendirin."
The old woman sits down slowly. "Thank you so much," she says. "You are a good young man. Your parents must be proud of you." Can helps her with her heavy bags too. He holds them while she gets comfortable. The old woman is . Her tired face now has a warm smile.
Yaşlı kadın yavaşça oturuyor. "Çok teşekkür ederim," diyor. "İyi bir gençsin. Ailen seninle gurur duyuyor olmalı." Can ağır çantalarıyla da ona yardım ediyor. Kadın rahatlarken onları tutuyor. Yaşlı kadın minnettar. Yorgun yüzünde artık sıcak bir gülümseme var.
Something interesting happens next. A few other people on the bus see Can's kind action. A young girl stands up and her seat to another old man. A businessman helps a mother with her baby. Can's small action kindness through the whole bus. People start to smile at each other.
Sonra ilginç bir şey oluyor. Otobüsteki birkaç başka kişi Can'ın kibar hareketini görüyor. Genç bir kız kalkıp başka bir yaşlı adama yerini veriyor. Bir iş adamı bebeğiyle bir anneye yardım ediyor. Can'ın küçük hareketi bütün otobüse iyilik yayıyor. İnsanlar birbirlerine gülümsemeye başlıyor.
Can stands for the rest of his journey. His feet still hurt, but he does not mind anymore. He feels good inside. When the old woman gets off the bus, she waves to him. "Thank you again, my son. May God bless you," she says. Can waves back. His tiredness is gone. His heart is light and happy.
Can yolculuğunun geri kalanında ayakta duruyor. Ayakları hâlâ ağrıyor ama artık aldırmıyor. İçi iyi hissediyor. Yaşlı kadın otobüsten inince ona el sallıyor. "Tekrar teşekkürler, oğlum. Allah razı olsun," diyor. Can da el sallıyor. Yorgunluğu gitti. Kalbi hafif ve mutlu.
That evening, Can learns a simple truth. Kindness is not about having energy or time. It is about caring for other people. One small action — giving up a seat — makes an old woman's day better, and it makes a whole bus kinder. "Be kind," Can thinks. "You never know how much it means to someone."
O akşam Can basit bir gerçek öğreniyor. İyilik, enerjin ya da zamanın olmasıyla ilgili değil. Başkalarını önemsemekle ilgili. Küçük bir hareket — yer vermek — yaşlı bir kadının gününü iyileştiriyor ve bütün bir otobüsü daha kibar yapıyor. "Kibar ol," diye düşünüyor Can. "Birisi için ne kadar anlamlı olduğunu asla bilemezsin."
Kelimeler
Hikayedeki 11 yeni kelime, hikayeden örnek cümleleriyle.
Today is a long, tiring day.
The bus is very crowded.
He sees one empty seat.
She is carrying two heavy bags.
She is struggling with her heavy bags.
He makes a decision.
"Teyze," he says politely.
The old woman is grateful.
A young girl offers her seat.
Can's small action spreads kindness.
It is about caring for other people.
Gramer notu
Present simple ve imperatives
Bu hikayede present simple ve imperatives (emir/rica kipi) öne çıkıyor.
- Present simple: Can works all morning. / The bus is very crowded.
- Imperatives, rica ve talimat için kullanılır. Fiilin yalın hâli gelir (özne yok):
- Take my seat. (Yerime oturun.) / Come and sit down. / Rest your feet. / Be kind.
- Rica için başına "please" eklenebilir: Please, sit.
Ne kadar anladın?
6 kısa soru. Cevabını seç, hemen doğrusunu gör.


