Grandpa's Old Bicycle
Dedenin Eski Bisikleti
Küçük Emir, dedesinin garajında eski, paslı bir bisiklet bulur. Dede, bu bisikletin gençliğinden kaldığını anlatır. Emir ve babası, bisikleti birlikte tamir etmeye karar verir. Günlerce temizler, boyar ve onarırlar. Sonunda bisiklet yeniden çalışır ve üç kuşak — dede, baba ve çocuk — onunla güzel bir anı paylaşır.

Altı noktalı kelimelere dokun, anlamı çıksın.
Emir is nine years old. He lives in Bursa. One Sunday, he visits his grandfather's house. He plays in the garden. Then he goes into the old to look around. The garage is full of old things. There are boxes, tools, and everywhere. Emir likes exploring.
Emir dokuz yaşında. Bursa'da yaşıyor. Bir pazar dedesinin evini ziyaret ediyor. Bahçede oynuyor. Sonra etrafa bakmak için eski garaja giriyor. Garaj eski şeylerle dolu. Her yerde kutular, aletler ve toz var. Emir keşfetmeyi seviyor.
In a dark corner, Emir finds something under an old blanket. He pulls the blanket away. It is a bicycle! But it is very old and . The tyres are . The metal is brown and dirty. "Dede! Dede!" Emir shouts. "There is an old bicycle here! Whose is it?"
Karanlık bir köşede Emir eski bir battaniyenin altında bir şey buluyor. Battaniyeyi çekiyor. Bu bir bisiklet! Ama çok eski ve paslı. Lastikleri patlak. Metal kahverengi ve kirli. "Dede! Dede!" diye bağırıyor Emir. "Burada eski bir bisiklet var! Kimin bu?"
His grandfather comes to the garage. He looks at the bicycle, and he smiles. His eyes are soft and happy. "Ah, this bicycle," he says. "This is my old bicycle. I ride it when I am a young man, many years ago. It is very special to me. But now it is old and broken."
Dedesi garaja geliyor. Bisiklete bakıyor ve gülümsüyor. Gözleri yumuşak ve mutlu. "Ah, bu bisiklet," diyor. "Bu benim eski bisikletim. Gençken, yıllar önce ona binerdim. Benim için çok özel. Ama artık eski ve bozuk."
Emir looks at the bicycle with excitement. "Dede, can we it?" he asks. "Can we make it work again?" His grandfather thinks for a moment. "It is very old," he says. "It needs a lot of work. But... yes, maybe we can fix it. Let's ask your father. He is good with machines."
Emir heyecanla bisiklete bakıyor. "Dede, onu tamir edebilir miyiz?" diye soruyor. "Onu yeniden çalışır hâle getirebilir miyiz?" Dedesi bir an düşünüyor. "Çok eski," diyor. "Çok iş gerektiriyor. Ama... evet, belki tamir edebiliriz. Babana soralım. O makinelerle arası iyi."
Emir's father comes to look. He checks the bicycle carefully. "Okay," he says with a smile. "This is a good project for us. We can do it together — three ! Grandpa, me, and you, Emir. But we must be . It takes time." Emir is very excited.
Emir'in babası bakmaya geliyor. Bisikleti dikkatlice kontrol ediyor. "Tamam," diyor gülümseyerek. "Bu bizim için güzel bir proje. Onu birlikte yapabiliriz — üç kuşak! Dede, ben ve sen, Emir. Ama sabırlı olmalıyız. Zaman alıyor." Emir çok heyecanlı.
They start to work. First, they clean the bicycle. They wash away all the dust and dirt. Emir helps too. His hands get very dirty, but he is happy. Then his father puts new tyres on the wheels. Grandpa watches and gives advice. "Be careful here," he says. "This part is old."
Çalışmaya başlıyorlar. Önce bisikleti temizliyorlar. Bütün tozu ve kiri yıkayıp temizliyorlar. Emir de yardım ediyor. Elleri çok kirleniyor ama mutlu. Sonra babası tekerleklere yeni lastikler takıyor. Dede izliyor ve tavsiye veriyor. "Burada dikkatli ol," diyor. "Bu parça eski."
The work takes many days. Every weekend, they work on the bicycle together. They fix the . They oil the . Then comes the best part: the paint. The old bicycle is brown and ugly, but Emir chooses a beautiful blue color. They paint it carefully. Now it looks almost new.
İş günlerce sürüyor. Her hafta sonu bisiklet üzerinde birlikte çalışıyorlar. Frenleri tamir ediyorlar. Zinciri yağlıyorlar. Sonra en güzel kısım geliyor: boya. Eski bisiklet kahverengi ve çirkin ama Emir güzel bir mavi renk seçiyor. Onu dikkatlice boyuyorlar. Şimdi neredeyse yeni gibi görünüyor.
Finally, the bicycle is ready. It is clean, blue, and beautiful. The wheels turn . The brakes work. Everyone is proud. "It is time to try it," Grandpa says. But he does not ride it. "My legs are too old now," he laughs. "Emir, this is for you. Ride it!"
Sonunda bisiklet hazır. Temiz, mavi ve güzel. Tekerlekler düzgün dönüyor. Frenler çalışıyor. Herkes gururlu. "Onu denemenin zamanı," diyor dede. Ama ona binmiyor. "Bacaklarım artık çok yaşlı," diye gülüyor. "Emir, bu senin için. Bin ona!"
Emir gets on the bicycle. He is a little nervous, but his father holds him. "You can do it," his father says. Emir pushes the pedals. The bicycle moves! He rides around the garden. The wind is on his face. He is laughing. "Look, Dede! Look at me! I can ride it!"
Emir bisiklete biniyor. Biraz gergin ama babası onu tutuyor. "Yapabilirsin," diyor babası. Emir pedallara basıyor. Bisiklet hareket ediyor! Bahçede dolaşıyor. Rüzgâr yüzünde. Gülüyor. "Bak, dede! Bana bak! Ona binebiliyorum!"
Grandpa watches with tears of happiness in his eyes. His old bicycle is alive again. "This bicycle is sixty years old," he says. "It carries me when I am young. Now it carries my grandson. This is a wonderful day." Three generations share one old bicycle, and one beautiful .
Dede gözlerinde mutluluk yaşlarıyla izliyor. Eski bisikleti yeniden canlı. "Bu bisiklet altmış yaşında," diyor. "Gençken beni taşıyordu. Şimdi torunumu taşıyor. Bu harika bir gün." Üç kuşak bir eski bisikleti ve bir güzel anıyı paylaşıyor.
Kelimeler
Hikayedeki 11 yeni kelime, hikayeden örnek cümleleriyle.
...he goes into the old garage.
...boxes, tools, and dust everywhere.
...it is very old and rusty.
The tyres are flat.
Dede, can we fix it?
...three generations!
...we must be patient.
They fix the brakes.
They oil the chain.
The wheels turn smoothly.
...one beautiful memory.
Gramer notu
Present simple ve can
Bu hikayede present simple ve can öne çıkıyor.
- Present simple: Emir lives in Bursa. / The garage is full of old things.
- can (yetenek / olasılık): Can we fix it? (Onu tamir edebilir miyiz?) / We can do it together. / I can ride it!
- can olumsuz: He can not ride it anymore (örnek: "My legs are too old").
Ne kadar anladın?
6 kısa soru. Cevabını seç, hemen doğrusunu gör.


