The Whole World on a Donkey
Dünya Kadar İnsan Bir Eşekte
Güneşli bir sabah, Nasreddin Hoca ve genç oğlu pazara gitmeye karar verdiler.

Altı noktalı kelimelere dokun, anlamı çıksın.
One sunny morning, Nasreddin Hodja and his young son decided to go to the market. They brought their small grey donkey with them. At first, the son rode the donkey while Hodja walked happily next to them.
Güneşli bir sabah, Nasreddin Hoca ve genç oğlu pazara gitmeye karar verdiler. Küçük gri eşeklerini de yanlarına aldılar. İlk başta, Hoca yanlarında neşeyle yürürken oğlu eşeğe bindi.
Soon, they passed some on the road. The people shook their heads and said, 'Look at that lazy boy! He rides the donkey while his old father walks on foot!' The boy felt and immediately got down, telling his father to ride.
Çok geçmeden yolda bazı yolcuların yanından geçtiler. İnsanlar kafalarını salladılar ve 'Şu tembel çocuğa bakın! Yaşlı babası yayan yürürken kendisi eşeğe biniyor!' dediler. Çocuk utandı ve hemen aşağı inerek babasının binmesini söyledi.
After a mile, another group of people saw them and shouted, 'Look at that man! He rides comfortably while his poor little child walks in the hot dust!' Hearing this, Hodja pulled his son up, and they both sat on the donkey.
Bir mil sonra, başka bir insan grubu onları gördü ve 'Şu bencil adama bakın! Zavallı küçük çocuğu sıcak tozda yürürken kendisi rahatça biniyor!' diye bağırdı. Bunu duyan Hoca, oğlunu yukarı çekti ve ikisi de eşeğe bindi.
A few minutes later, a group of villagers stopped them angrily. They cried, 'How ! Look at those two heavy people! They are breaking the back of that poor little animal!' Hodja got down, pulled his son down, and they decided to walk behind the donkey.
Birkaç dakika sonra, bir grup köylü onları öfkeyle durdurdu. 'Ne kadar zalimce! Şu iki ağır insana bakın! Şu zavallı küçük hayvanın belini kırıyorlar!' diye feryat ettiler. Hoca aşağı indi, oğlunu da indirdi ve eşeğin arkasından yürümeye karar verdiler.
Finally, entering the market, everyone laughed at them and said, 'Look at those ! They walk in the heat while their donkey walks empty!' Hodja smiled at his son and said, 'You see, no matter what you do, you can never the whole world!'
Sonunda pazara girerken herkes onlara güldü ve 'Şu aptallara bakın! Eşekleri boş yürürken kendileri sıcakta yürüyorlar!' dedi. Hoca oğluna gülümsedi ve 'Görüyorsun ya, ne yaparsan yap, el alemi asla memnun edemezsin!' dedi.
Kelimeler
Hikayedeki 6 yeni kelime, hikayeden örnek cümleleriyle.
The tired travelers stopped near a clean water fountain.
He felt ashamed because he broke his friend's toy.
A selfish person does not share their sweet candies.
Leaving a little dog outside in the cold is cruel.
She tried hard to please her school teacher with neat homework.
Do not be a fool; think carefully before you jump.
Ne kadar anladın?
4 kısa soru. Cevabını seç, hemen doğrusunu gör.


